Ameliyatsız Rahim Miyom Tedavisi


Prof. Dr. Yiğit Göktay
Girişimsel Radyoloji Uzmanı
http://www.yigitgoktay.com/

Ameliyatsız Miyom Tedavisi: Rahim Miyom Embolizasyonu, Miyom Embolizasyonu

Miyom embolizasyonu rahimde yerleşmiş miyomların ameliyatsız olarak iyileştirilmesi için yapılan tedavidir. Sadece damar içerisinden yapılan ve cerrahi hiçbir girişim gerektirmeyen bu girişimsel tedavi sırasında rahim korunur ve sadece miyomun ortadan kalkması sağlanır.

Rahim miyomları (fibroid tümör olarak da bilinir), hanımlarda sıklıkla karşılaşılan ve rahmin kas içeren duvarından oluşmuş iyi huylu kitlelerdir. Rahim miyomları genellikle adet kanamalarının artması, adet düzeninin bozulması, ağrılı adet görme, kasık ve karın alt kısmında ağrı, sancı şikayetleri ve mesane ya da bağırsağa baskı nedeniyle sık idrara çıkma ya da kabızlık gibi rahatsızlıklar ile hastanın doktora gelmesine neden olurlar. Bu hastalığın klasik tedavisi yurdumuzda da sıklıkla uygulandığı gibi cerrahi olarak rahmin ya da nadiren miyomların alınması ameliyatıdır. Ancak son yıllarda özellikle batı ülkelerinde ameliyatsız miyom tedavisi olarak kabul edilen miyom embolizasyonu yöntemi de yaygınlaşmıştır ve uygun hastalarda hastanın tercihine göre yapılmaktadır. Ülkemizde ise ileri tanı ve tedavi merkezlerinde Girişimsel Radyoloji ünitelerinde bu tedavi başarı ile uygulanmaktadır.

Miyom embolizasyonu işleminde, anjiyografi eşliğinde kasık damarından sadece bir iğne ile girilerek ince kateterler aracılığıyla rahim ve bunun devamında miyomu besleyen atardamara ulaşılır, ardından çok özel cihazlar ile bu damarlar içeriden tıkanarak miyomun kurutulması tedavisi yapılır. Yaklaşık 15 yıldır yaygın olarak kullanılan ve uzun dönem sonuçları bilinen bu tedavide %90’ın üzerindeki hasta grubunda şikayetler tamamen ortadan kalkar.

Miyom Embolizasyonu: Ameliyatsız Miyom Tedavisinin Avantajları

• Ameliyatsız miyom embolizasyonu tedavisi lokal anestezi altında yapıldığı için ameliyatla yapılan miyom ameliyatlarına ya da tüm rahmin alındığı (histerektomi) operasyonlarına göre hastayı çok daha az etkileyen bir işlemdir.

• İşlem sırasında genel anestezi kullanılmaz sonrasında derlenme ya da yoğun bakım süreci yoktur, hasta direkt yatağına döner.

• Herhangi bir cerrahi kesi ya da dikiş gerekmez sadece damara iğne ile girilerek yapılır. İşlem sırasında kan kaybı yoktur ve organ bütünlüğü tamamen korunur.

• Hastalar işlem sonrası günlük normal hayatlarına kısa sürede dönerler.

• Uzun dönem takip sonuçlarımıza ve yaygın literatür verilerine göre hastaların %90’ından fazla bir grubunda şikayetlerde tam bir iyileşme ortaya çıkar, miyomlar ise zaman içerisinde çok küçük boyutlara doğru geriler.

• İşlem sırasında birden çok miyom olması halinde tümü aynı anda tedavi olmaktadır.

• Deneyimli bir Girişimsel Radyolog tarafından yapılması halinde miyom embolizasyonu girişiminin normal bir anjiyografi işlemindeki klinik açıdan çok önemli olmayan riskler haricinde belirgin bir riski yoktur. Miyom Embolizasyonu: Ameliyatsız Miyom Tedavisinin Sınırlı Olduğu Alanlar

• Miyom embolizasyonu sonrası geçici olarak ağrı ortaya çıkabilir ancak bu hastanede damardan ilaçlar ile kontrol altına alınır ve hastalar taburculuktan sonra bir hafta kadar ağrı kesici hap kullanabilir.

• İşlem sırasında alerjik bünyesi olan hastalar için özel önlemler alınmalıdır.

• İşlem sonrasında enfeksiyon açısından korunma önemlidir ve buna ait önlemler alınır.

• Miyom embolizasyonu sonrası hastaların yaklaşık yarısında miyoma ait küçük parçaların akıntı şeklinde dökülmesi olasıdır. Bu durum özellikle miyom rahim iç boşluğuna yakın ise ortaya çıkar ve büyücek parçaların alınabilmesi çok nadir olarak kadın doğum doktoru küretaj ile yardımcı olabilir.

• Hastaların çoğunda miyom embolizasyonu ardından kısa bir dönem sonrası normal adet döngüsü başlar. Ancak özellikle 45 yaşından büyük hasta grubunda %5’den az bir oranda adet kesilmesi yaşanabilir.

• Çok sınırlı bir hasta grubunda, %1’den az oranda işlem sonrası tedaviye yeterince yanıt alınamadığı için farklı tedavi seçenekleri gündeme gelebilir.

• Miyom embolizasyonu sonrasında çocuk sahibi olabilmek konusunda net bir sonuç ortaya konulamamıştır.Literatürde de bizim hasta grubumuzda da miyom embolizasyonu sonrasında doğum yapan hastalar mevcuttur ancak bunun her hasta için geçerli olması beklenmemektedir.

Miyom Embolizasyonu: Ameliyatsız Miyom Tedavisi Hangi Hastalarda Yapılmaz?

Miyom embolizasyonu klinik olarak miyoma bağlı şikayeti olmayan hastalarda uygulanmaz. Aynı şekilde iltihabi bir rahatsızlığı olan hastalarda ya da kanser ihtimali olması halinde miyom embolizasyonu yapılmaz. Gebelik ihtimali olması durumunda yapılmaz. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda ve iyot alerjisi bilinen hastalarda ise ancak zorunlu olunan durumlarda özel önlemler ile yapılabilir.

Miyom Embolizasyonu İşlemi: Ameliyatsız Miyom Tedavisi Aşamaları

Öncelikle Ultrason (US) ve/veya Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme ile rahim, üreme organları ve miyomlar değerlendirilir. Bu şekilde hem ölçümler yapılır hem de organ ilişkileriincelenmiş olur. Kadın Doğum hekimi tarafında yapılan tam bir muayene ve gerekli tıbbi incelemeler değerlendirilir.

Hastanın kullandığı ilaçlar, tıbbi özgeçmişi ve alerji olasılıkları incelenir. Gebelik ihtimali sorgulanır. Tüm koşulların uygun olması halinde zamanlama ve planlama yapılır.

İşlem sabahı hasta aç olur, miyom embolizasyonu için sadece lokal anestezi yeterlidir ancak hastanın ağrı çekmemesi ve gerilim duymaması için işlem anestezi hekimi eşliğinde yapılır.

Miyom embolizasyonu işlemi Girişimsel Radyoloji Ünitesi Anjiyografi salonunda yapılır. Steril koşullarda yapılan hazırlık ardından hasta yatırılır, örtülür, uyuşturucu yapılır ve kasık atardamarına iğne ile girilir.

Daha sonra kateter denilen ince uzun tüpler aracılığıyla atar damarlar ilaç verilerekgörüntülenir. Rahim damarlarının ayrıntılı değerlendirilmesi ve miyomun gösterilmesi ardından çok ince kateterler ile miyomu besleyen damarlara girilir ve mikron boyutunda tıkayıcı özel maddeler verilerek tüm miyom beslenmesi ortadan kaldırılır. Rahim miyomları her iki taraftaki damarlardan da beslendikleri için diğer tarafa da aynı kateter ile ilerleyip embolizasyon (damar tıkama) işlemleri tekrarlanır.

Miyom embolizasyonu tamamlanıp kontrol anjiyografi çekimlerinde hiçbir dolum olmadığı gösterildikten sonra kateter çıkarılır ve bu noktaya el ile basınç uygulanarak kanama olmaması sağlanır. Benzer tüm anjiyografi işlemlerinde olduğu gibi girişim sonrası yatak istirahatı ile damarının tam iyileşmesi gereklidir.

Miyom embolizasyon işlemi yaklaşık bir saat sürer, işlem sonrası kontroller ardından hasta serviste yatak istirahatına alınır ve ağrı kontrolü sağlanır. Hastalar genellikle işlemden sonraki gün yapılan değerlendirme ardından gerekli ilaçları düzenlenip taburcu olur.

İşlemden sonraki ilk günlerde halsizlik hissi, hafif ateş, kasık ve karın alt bölgesinde ağrı, aralıklı olarak da kramp tarzı sancılar olabilir, ancak tüm bunlar ilaçlar ile ortadan kalkar.

Hastalar işlemden hemen sonraki gün yürüyebilir kendini fazla yormadan hafif günlük aktivitesine dönebilir ancak ilk bir hafta kendini yormaması ve aktif çalışmaması uygun olur.

İlk birkaç hafta akıntı olması normaldir, adet dönemi kanama az olabilir ve zaman içerisinde normale döner. İlk birkaç ay içerisinde miyom belirgin küçülme göstermez ancak sonrasında yumuşar ve hacim olarak küçülmeye başlar böylece miyoma bağlı ortaya çıkan şikayetler de geriler.

Bu süreçte hasta ile sürekli irtibat halinde tedavisi düzenlenir ve gerekirse kontrol yapılır. Tam yanıtı değerlendirmek için genellikle 6. ay kontrol MR incelemesi yararlı olur.

Bu Yazıyı Paylaş

Yorum Yaz