Araştırmacılar, kadınların yaşlandıkça cinsellikten soğuduğu mitini çürüttü

Kaynak: Independent Türkçe, CNN, Euronews

Kuzey Amerika Menopoz Topluluğu’nun yıllık toplantısında sunulan yeni bir araştırma, kadınların cinsel isteklerinin yaşlandıkça azaldığına dair iddianın yanlış olduğunu ortaya koydu.

ABD’deki Pittsburgh Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin yürüttüğü araştırmada 3 bin 200 kadın, 15 yıl boyunca izlendi.

Araştırmada katılımcıların büyük bir kısmının, yaş almalarına rağmen cinselliğe büyük önem verdiğinin görüldü. Bu durumun anormal olmadığını belirten ekip lideri Doç. Dr. Holly Thomas, kadınların partnerleriyle açıkça konuşabilmesinin önemini vurguladı:

Kadınlar partnerleriyle konuşabiliyorsa ve cinselliğin kendilerini tatmin ettiğinden emin olabiliyorsa, cinselliği yaşlansalar da ‘çok önemli’ diye niteliyor.

Çalışmaya dahil olmayan, Mayo Clinic Kadın Sağlığı Merkezi’nin yöneticisi Dr. Stephanie Faubion da bulguları şöyle yorumladı:

“Bulgular çok rahatlatıcı. Kadınların 4’te biri için seks, sadece radarda değil, aynı zamanda çok önemli.”

Geçmişteki birçok çalışmanın kadınların cinselliğe ilgisinin zamanla azaldığını gösterdiğini belirten Thomas, bu durumun kendi araştırması sırasında hastalarından edindiği bilgilerle örtüşmediğini ifade etti.

Orta yaşlarda cinselliğe verilen önem

Araştırmada kadın cinselliğe verdiği önem, üç gruba ayrıldı. Kadınların yaklaşık dörtte biri (yüzde 28) geleneksel düşünceye katılıyor ve orta yaşlarda cinselliğe daha az değer veriyordu.

Menopoza daha geç giren kadınların bunama riskinin daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

Düzenli cinsel ilişki erken menopoz riskini azaltıyor

Ancak kadınların diğer 4’te birlik kısmı, tam tersini ifade etti. Katılımcıların yüzde 27’si cinselliğin 40’lı, 50’li ve hatta 60’lı yaşlarda çok önemli olduğunu söyledi.

Faubion, “Genel sağlık durumu ve ilişkileri iyi giden kişiler, cinselliğini sürdürüyor” diye konuştu.

Araştırmada ayrıca, cinselliğe büyük önem verdiği belirtilen kadınların bazı ortak özelliklere sahip olduğu tespit edildi. Söz konusu kadınların eğitimli olduğu, depresyonda olmadığı, orta yaşlara gelmeden önce daha cinsel deneyimler yaşadığı belirtildi.

Araştırmaya katılan üçüncü grup

Çalışmada yer alan üçüncü ve en geniş grubun bir orta yolu takip ettiği saptandı. Katılımcıların yüzde 48’ini oluşturan grup, menopoza girdiklerinde sağlıklı bir cinsel yaşama değer veriyordu. Ancak 50’li veya 60’lı yaşlarda ilgilerini yavaş yavaş kaybediyorlardı.

Uzmanlar, kadınların cinselliğe bakışını etkileyebilecek bir dizi fiziksel ve duygusal faktör bulunduğunu belirtiyor. Bu faktörleri kabaca 4 grupta toplanıyor:

Tıbbi nedenler: Kadınlar 40’lı ve 50’li yaşlardan itibaren menopoza adım atıyor. Bu dönemde azalan östrojenşb etkisiyle cinsel isteği azaltan çeşitli sıkıntılar yaşayabiliyor. İlerleyen yaşla artan sağlık sorunları da eklenince cinsellik önceki yaşlara göre önemini kaybediyor.

Ruhsal ve duygusal endişeler: Hayatlarının bir döneminde taciz, madde kullanımı, depresif anksiyete ve stres gibi sorunlar yaşayan kadınlar bu kategoride yer alıyor. Uzmanlar, bu tür duygusal etkenlerin cinsel arzuyu azaltabileceğini hatırlatıyor.

Partnerle ilişki: Orta yaşa erişen kadınların birlikte oldukları eşleri de genellikle orta yaşa adım atmış oluyor. Boşanma ya da ilişkinin bozulmasının haricinde, yaşlanan eşin sağlık sorunları da cinselliği ikinci plana itebiliyor.

Sosyal baskı: Kadınların cinsellikle ilgili nasıl düşünüp davranması gerektiğini belirleyen sosyal normlar da cinsel isteği olumsuz etkileyebiliyor. Dini, kültürel ve ailevi değerler kadınların cinsel isteklilikle ilgili kendilerini kötü hissetmelerine neden olabiliyor.

Independent Türkçe, CNN, Euronews

Bu Yazıyı Paylaş

Yorum Yaz