Bağırsak Tedavisinde Umut Yaratan Yöntem: Doğrudan Probiyotik

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, irritabl bağırsak sendromu, spastik kolon, ülseratif kolit ve chron gibi bağırsak hastalıklarından muzdarip hastalar için geliştirilen yöntem tıp camiasında büyük umut yarattı. Bağırsakların “yaşam suyu” probiyotik, artık bağırsaklara kolonoskopi sırasında doğrudan püskürtülüyor.

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde iki yıldır bağırsak düzensizliği yaşayan hasta gruplarında denenen yöntemin adı: “Kolonoskopik Probiyotik”…

Probiyotiklerin ağızdan alınamayacak kadar büyük miktarda ve bir kerede bağırsaklara verilmesini sağlayan yöntemi tıp dünyasına kazandıran ise; Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Sancar Bozkurt…

Yöntem, 150 hasta üzerinde başarıyla denendi ve bilimsel sonuçları Amerikan Gastroenteroloji Derneği’nin Gastreoenteroloji Dergisi başta olmak üzere dünyanın önde gelen tıp dergilerinde yayınladı.

Nasıl uygulanıyor?

Irritabl bağırsak sendromu, spastik kolon, ülseratif kolit, crohn gibi bağırsak hastalıklarında, ihtiyaç duyulan miktarda probiyotik, kolonkoskopi sırasında doğrudan bağırsaklara naklediliyor. Dr. Hüseyin Sancar Bozkurt, yöntemin ayrıntılarını şöyle anlattı:

“Kolonoskopi, kalın bağırsak ve ince bağırsağın görüntülenmesi işlemi olarak tanımlanabilir. Özellikle de kolorektal kanserler konusunda önemli bir tarama yöntemi. Geliştirdiğim yöntemde kolonoskopiyi vücuda çok miktarda probiyotik bakteriyi bir kerede verebilmenin aracı olarak kullanıyorum. Uygulaması, serum içeriğinde çözdüğüm ve sıvı hale getirdiğim probiyotik gıda takviyelerinin esnek bir tüp şeklindeki kolonoskopi hortumuyla bağırsaklara doğrudan verilmesi esasına dayanıyor. Bifidobakteri adındaki bu probiyotik ile bozulan sistemi sağlığına kavuşturmaya çalışıyoruz.”

Uygulamanın özel bir hazırlık süreci gerektirmediğini, hastanın kolonoskopiye hazırlanır gibi hazırlandığını anlatan Dr. Bozkurt, tedavi sürecinde ve sonrasında sağlıklı bağırsak sistemi için probiyotik yönünden zengin yoğurt ve kefir gibi yiyeceklerin bol tüketilmesini ve gereksiz antibiyotik tüketiminden kaçınılmasını öneriyor.

Bağırsaklar nasıl “bozuluyor”?

Dr. Bozkurt, ideal probiyotik oranının oluşumunda en temel etkenin doğum şekli olduğunu, normal doğumun daha avantajlı olduğunu söyleyerek, “Anne sütü ile beslenme, yaşamın ilk 2-3 yılında antibiyotik ilaçlardan kaçınma sağlıklı probiyotik miktarı için iyi bir başlangıç anlamına geliyor. Ancak beslenme, ilaç kullanımı gibi nedenlere bağlı olarak bağırsaktaki bakteri miktarlarındaki bozulma yaşanıyor.” dedi.

Probiyotik neden önemli?

Bağırsaktaki bakterilerin iyi ya da kötü huylu olmasının öneminin Hipokrat dönemine kadar uzandığını anlatan Dr. Bozkurt, “Bu bakterilerin sınıflandırılmasına ve bilimsel olarak sunulmasına yönelik çalışmalar 2010 yılında başladı. Probiyotikler de böylece aranan tedavi yöntemi hale geldi.” dedi.

Bağırsaklarımızdaki trilyonlarca bakteri arasında bir denge bulunduğunu, bozulan dengenin de sağlık sorunlarına yol açtığını vurgulayan Dr. Bozkurt, şöyle devam etti:

“Probiyotik miktarı yaşa, kiloya, geçirilen hastalığa göre değişiyor. Olması gereken probiyatik miktarı herkese göre farklı. Sabit bir değer bulunmuyor. Probiyotik bakterilerin eksikliği ya da bağırsak sistemindeki denge bozukluğundan kaynaklanan hastalıklar, otizmden Alzheimer’a, Parkinson hastalığına, kolorektal kanserlere kadar uzanıyor. Diyabet, pankreas kanseri, karaciğer yetmezliği, iltihaplı bağırsak hastalıkları, nörolojik ya da nöropsikolojik hastalıklar ortaya çıkabiliyor”

Sonuçlar başarılı mı?

Dr. Bozkurt, hazımsızlık, şişkinlik, kabızlık gibi geçici şikayetlerle birlikte; kronik bağırsak rahatsızlıkların tedavisine destek tedavi olarak uyguladıkları kolonoskopik probiyotik yönteminin uygulandığı hastalarda şikayetlerde azalma, bağırsaklardaki ülserinde de gerileme tespit edildiğini söyledi.

Bu Yazıyı Paylaş

Yorum Yaz