Basur-Hemoroid Nedir, Ameliyat Ne Zaman Yapılır?

Kaynak: http://www.florence.com.tr/

Hastalarımızdan sık duyduğumuz bir yakınma “benim hemoroidim var” şeklindedir. Üzülerek söylemeliyim ki sadece bu yakınma ile hemoroid ameliyatı yapılan hastalarla karşılaşıyoruz.

Hemoroid denilen yapılar her normal insanın makatında ve hem de üç adet birden bulunurlar. Aynen yüzümüzün ortasında bir burnumuz, kafamızın iki yanında birer kulak kepçemiz olduğu gibi anüsümüzde de üç adet hemoroid olmak zorundadır. Hemoroidler gaz kaçırmamızı, makatımızdan ufak tefek sıvı sızıntısı olmasını engelleyen çok önemli yapılardır. Normal zamanda şişerek makatı aynen musluğumuzun contası gibi tıkar ve kaçağı engellerler. Vücut dışkılamaya hazır olduğunda ise sönüp kenara kaçarak yolu açarlar.
Hatalı dışkılama alışkanlıklarının bir sonucu olarak hemoroidler dışkılama sırasında yoldan çekilmeye fırsat bulamadan dışarıya ittirilerek sarkmaya başlarlar ve bu esnada gerilerek kanamalara yol açabilirler. İşte bu duruma hemoroid hastalığı adı veriyoruz.

Unutulmaması gereken çok önemli bir nokta, hemoroid hastalığının çok ender olarak ağrıya yol açtığıdır. Üzülerek belirtmeliyim ki hemoroid hastalığı için ilaç üreten hemen bütün firmalar ise bu hastalığı ağrı ile, kırmızı biber ile ve yanmayla özdeşleştirmektedirler. Bu büyük bir hatadır zira makatta ağrıya yol açan en sık sebep anal fissür yani çatlaktır ve bu hastalık hemoroid hastalığından tamamen farklı bir hastalıktır.
Hemoroid hastalığı hatalı dışkılama alışkanlıklarının yanısıra kalın bağırsağın daraltıcı tümöerlerine de eşlik edebilir. Bu nedenle hemoroid hastalığı düşündüren şikayetleri olan her erişkin, kalın bağırsak tümörü açısından mutlaka incelenmelidir.

Kalın bağırsağında tümör olmasına rağmen hemoroid ameliyatı yapılmış olan hastalarımız ne yazık ki çok sayıda mevcuttur ve bu uygulama aslında tıbbi bir hatadır.

Hemoroid hastalığında tedavi hastalığın derecesine göre farklı şekillerde sağlanabilir. Ağızdan verilen bazı ilaçlar hemoroidlerin dolaşımını düzenleyerek kanamayı azaltabilir ya da ortadan kaldırabilirler.
Hemoroidlere bazı kimyasalların injeksiyonu veya lastik bantla boğulma yöntemi de çok uzun zamandır uygulanagelmekte olan klasik tedavilerdendir.
Infrared (kızılötesi) koagülasyon uygulaması ya da hemoroid arter bağlama uygulamaları da zaman zaman uygulanabilen yöntemlerdendir.

Bu tür nispeten kolay uygulamalardan sonuç alınamadığında ameliyatla tedavi her zaman mümkündür.
İki türlü hemoroid ameliyatı yapılabilir. Bunlardan birisi Longo adı verilen ameliyattır. Burada tüm işlem makattan girilerek, ağrı duyusu olmayan bağırsak bölümünde yapıldığı için ameliyat sonrası hasta konforu yüksektir. Ne yazık ki bu ameliyat kimi zaman, basit olduğu düşüncesiyle ve tam mantığı öğrenilmeden uygulandığı için yüksek nüks oranlarına ve çok rahatsız edici komplikasyonlara yol açabilmektedir. Ameliyat kararının verilmesi ve uygulamasının bu konuda deneyimli bir cerrah tarafından yapılması şarttır.

Diğer ameliyat yöntemi klasik olarak bilinen hemoroidlerin çıkarılmasına yönelik ameliyattır. Bu ameliyatta her zaman üç hemoroidin de çıkarılması gerekmemektedir. Eğer sadece bir tanesi sorunlu ise onu çıkarmak yeterlidir.

Hemoroidlerin sonradan oluşan yapılar değil daha doğuştan itibaren orada bulunan ve önemli bir işleve sahip olan yapılar olduğunu hatırladığımızda onları korumak için elden gelen çabanın sarfedilmesi gerektiği anlaşılabilinir.

Hemoroid ameliyatı uygun hastada ve uygun teknikle yapıldığında hemoroid hastalığını % 99 oranında tedavi edebilme potansiyeline sahiptir. Ayrıca yeni teknikler sayesinde ameliyat sonrası korkulan şiddetli ağrı da bir sorun olmaktan çıkmıştır.

Hemoroid hastalığı konusunda son olarak laserden söz etmekte yarar olacaktır. Halk arasında bir mucize sanılan laser anüs bölgesinde adı bile anılmaması gereken bir sistemdir. Üzülerek belirtmeliyiz ki piyasada kızılötesi (infrared) koagülatör kullanılarak “laser yaptım” denildiği bir gerçektir. Laserle yapılan hemoroid tedavileri, kötü sonuçları nedeniyle günümüzde belki birkaç merkez dışında terkedilmiş tekniklerdir.

Hemoroid hastalığı konusunda son olarak makata sürülen hiçbir pomat ya da kremin bu hastalığın tedavisini sağlayamayacağının bilimsel olarak kanıtlanmış olduğunu da belirtmek gerekir.

Yorum Yaz