Cilt Kanseri Kendini Nasıl Belli Ediyor?

Sanayinin hızlı gelişmesine bağlı olarak sera gazındaki yükseliş ve Ozon tabakasının giderek tahrip olması, cilt kanseri vakalarının sayısını giderek artırıyor. Günümüzde kanser vakalarının neredeyse yarısını cilt kanseri olduğunu hatırlatan Op. Dr. Evrim Uçkunkaya, cilt kanseri özelinde görüşlerini paylaştı. Cilt kanserinde de erken tanının, tüm kanser türlerinde olduğu gibi tedavi sürecinde çok büyük önem taşıdığına dikkat çeken Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahı Op. Dr. Evrim Uçkunkaya: “Cilt üzerinde oluşan kitle ve çukurluklar cilt kanserine işaret edebilir. Çok iyi takip etmek gerekir. Leke sandığınız şey, kanser olabilir. Bu tür oluşumlar, 2-4 haftada iyileşmiyor, kanama ya da ağrı yapıyorsa mutlaka bir uzmana başvurun. Güneşin zararlı ışınları nedeniyle oluşan lekelenmeler, ilerleyen aşamalarda cilt kanserine neden olabilir” dedi.

Tedaviye başlamadan önce şüpheli dokunun yapısının çok iyi analiz edilmesi gerektiğini söyleyen Op. Dr. Evrim Uçkunkaya, ‘’Gerekli tedaviye başlanmadan önce şüphe uyandıran dokuya biyopsi yapılması ve çıkarılan cilt dokusunun patolojik değerlendirmesinin yapılması gerekir. Tümörün bulunduğu yer, dokunun yerleştiği bölge ve çıkarılacak dokunun yapısına göre hangi çeşit cerrahi yöntemin uygulanacağı belirlenir. Tümörün çıkarılmasından sonra meydana gelen cilt boşluğu, estetik teknikleriyle kapatılabilir ve sağlıklı bir cilt estetiği sağlanabilir’’ dedi.

Güneşin zararlı ışınları cilt kanserinde etkili

Güneşin zararlı ışınları nedeniyle oluşan lekelenmelerin ilerleyen aşamalarda cilt kanserine neden olabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Evrim Uçkunkaya, “Öncelikle saçlı deri, yüz, dudaklar, kulaklar, boyun, göğüs, kollar ve eller ve kadınlarda bacaklar dâhil olmak üzere cildin güneşe maruz kalan bölgeleri, cilt kanseri için potansiyeldir. El ayası, el ve ayak tırnaklarının altı ve genital bölge gibi gün ışığını nadiren gören alanlarda da oluşabilir. Bu tür lekelere geçit vermemek için güneşin zararlı ışınlarından korunmak çok önemlidir. Özellikle ultraviyole A ve B içerikli olan, yüksek koruma faktörüne sahip kremler kullanmak gerek” tavsiyesinde bulundu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Yağ Enjeksiyonu Silikonun Tahtını Sallıyor

Cilt kanserinin belirtileri nelerdir?

  • Beyaz ve pembe renkli küçük bir kitle şeklinde,
  • Yüzeyi düzgün, parlak veya çukur şeklinde,
  • Kuru, pullu, kırmızı bir nokta şeklinde,
  • Kabuklu, kırmızı, yumru şeklinde,
  • Kabuklu yan yana küçük kitleler şeklinde,
  • Bir yara izine benzeyen beyaz bir yama şeklinde olabilirler.


Kuru ve pullu kabartılara dikkat

En sık görülen cilt kanseri türünün bazal hücreli cilt kanseri olduğuna ifade eden Op. Dr. Uçkunkaya, “Gelişimi diğer kanser türlerine göre daha yavaş olan bu kanser türü, cilt geneline yayılmaz ve hayati tehlikesi yoktur. Cilt üzerinde soluk kırmızı renkte, kuru ve pullu kabartılar olarak kendini gösterir. Çoğunlukla cildin güneşe maruz kaldığı bölgelerde görülür ve büyümeye başlar. Zamanla ülserleşebilir ve tamamen iyileşmeleri mümkün olmayabilir.” Dedi

50 yaş üzeri dikkat

Bir diğer cilt kanseri türü olan skuamöz hücreli cilt kanserinin lenf bezleri ve iç organlara hızlı yayıldığını ve tedavinin hemen başlatılması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Uçkunkaya, ‘’Skuamöz hücreli cilt kanseri, kendini cilt üzerindeki sertleşmiş, kırmızı ve kolay kanayan lekelerle belli eder. Lekeler kuru olabilir ve ülserleşebilir. Çoğunlukla 50 yaş üzerindekilerde görülür. Tedavi edilemezse ölümle sonuçlanabilir’’ uyarısında bulundu.

Cilt yüzeyinde oluşan leke

Üçüncü ve en tehlikeli cilt kanseri türünün ise melanom olduğunu ve erken teşhis edilemediği takdirde ölümle sonuçlanabileceğini belirten Op. Dr. Evrim Uçkunkaya, ‘’Melonom, diğer cilt kanseri türlerine oranla nadir olarak görülür. Erken teşhisle tam tedavi edilebilir. Cilt yüzeyinde yeni bir leke veya mevcut bir lekenin şeklinin, renginin ve büyüklüğünün değişmesi olarak kendini gösterir. Renkli gözlü ve açık tenli insanlarda görülme oranı daha yüksektir’’ dedi.

“Metinde belirtilen işlemlerin uygulanması ve sonuçları, her kişinin anatomisine, fizyonomisine ve yaşam kalitesine göre değişiklik gösterebilir. Bahsedilen uygulamadan önce konunun uzmanı bir doktorla görüşülmesini öneririm.”

Yorum Yaz