Damar Sertliğinin Tanı ve Tedavisi

Kaynak:http://www.istanbulcerrahi.com

Batı ülkelerinde damar cerrahisi denince kalp ve beyin dışındaki tüm damarların tanı ve tedavisi ile uğraşan bağımsız bir bilim dalı akla gelmektedir. Atardamarların en yaygın görülen hastalığı damar sertliğidir. En sık görülen toplardamar rahatsızlığı ise varis hastalığıdır. Periferik damar cerrahisi kalp dışı damarlarda görülen damar sertliğinin ve varis hastalığının tanı ve tedavisi ile uğraşır.

Damar Sertliğinin Erken Tanı ve Tedavisi

Damar sertliği boyun damarlarını etkilerse inmeye, böbrek damarlarını etkilerse yüksek tansiyona veya böbrek yetmezliğine, karın içindeki ana damarı (aort) etkilerse burada balonlaşmaya (anevrizma) ve patlamaya, bacak damarlarını etkilerse yürüme ağrısına veya kangrene ve ileri vakalarda da bacak kesilmesine neden olabilir. Kalp damarlarındaki damar sertliğine bağlı aprısı olan veya kalp enfarktüsü geçirmiş hastalarda, boyun, böbrek ve bacak damarlarının da etkilenme oranı hatırı sayılır düzeydedir.

Damar hastalıklarının basit ve hastaya zarar vermeyen yöntemlerle tanısında son yıllarda çok büyük atılımlar olmuştur. Damar ultrasonu, bilgisayarlı tomografi ve magnetik rezonans anjiosu, invasiv olan anjionun neredeyse tamamen ortadan kalkmasına neden olmuştur. Damar ultrasonu damar cerrahlarının elinde bulunan en önemli tanı aracı haline gelmiştir.

Bacaklarda görünen ve damar sertliği ile bir ilişkisi bulunmayan varis hastalığının tedavisinde son yıllarda modern yöntemler kullanılmaktadır. Varis tedavisi varisin derecesine, tipine, hastanın şikayetine, isteğine ve damar ultrasonu bulgularına bağlı olarak ciddi değişiklikler gösterir. Hastadan hastaya değişen her durumun tam tedavisi için gereken tüm modern tedavi yöntemleri merkezimizde uygulanabilmektedir.

Bu yöntemler arasında skleroterapi, deri lazeri, endovenöz lazer veya radyofrekans ablasyonu, ligasyon ve köpük tedavisi, pake eksizyonnları ve açık cerrahi ile stripping sayılabilir.

Yorum Yaz