Dr.Zekeriya Kul ile Yüz Germe ile İlgili Merak Ettikleriniz

RÖPORTAJ: Ayşe Engez/ ayse@sagliktayenilikler.com

Dr.Zekeriya Kul’a yüz germe ile ilgili merak ettiklerinizi sorduk.

Yüz germe ameliyatı genel olarak neleri kapsar? Kimlere yapılmalıdır?

Yüz germe ameliyatı, yüzümüzü oluşturan kemik, kas, yağ dokusu ve deride meydana gelen zamansal değişiklikleri ortadan kaldırıp bu dokulara genç yaşlarda bulundukları konumu, gerginliği ve dolgunluğu tekrar kazandırdığımız ameliyatlardır. Alın bölgesinden boyun bölgesine kadar var olan ve kişinin yaşlı görünmesine neden olan bütün yapılar (kaş, göz, yanak, boyun, dudak, burun) yüz germe ameliyatında hedeflediğimiz bölgelerdir. Yüz germe ameliyatları her ne kadar yaşlanma ile meydana gelen değişiklikleri gidermeye yönelik olsa da çok genç yaşta kaşların düşüklüğünden şikayetçi olan ve daha canlı, dinamik görünmek isteyen bir kişi de bu ameliyatlar için adaydır.

Klasik yüz germe ile endoskopik yöntem arasındaki farklar nelerdir? Hangisinin uygulanacağına nasıl karar verilir?

Klasik yüz germe daha ileri yaşlarda deri ve yağ dokusunda belirgin sarkma olduğu özellikle orta – alt yüz ve boyunda problemi olan hastalarda tercih ettiğimiz bir yöntemdir. Endoskopik yüz germe ameliyatını ise genç hastalarda özellikle alın gençleştirme ve kaş kaldırma operasyonlarında kullanıyoruz. Bu grup hastalarda saçlı deri içinde birkaç farklı noktadan kesi yaparak ulaşmak istediğimiz alana ilerliyor, kamera yardımı ile germek ya da yukarı yönde kaldırmak istediğimiz yapıları zemindeki bağlantılardan serbestliyoruz. Klasik yüz germe ameliyatında ise fazla deriyi çıkarmak için kulak önü ve arkasını kullanıyoruz.

Yüz germe ameliyatı etkinliğini artırmak için başka uygulamalar gerekir mi? (Botoks, kimyasal peeling vs.)

İleri yaşlarda, özellikle ince derili ve beyaz tenli hastalarda, alın, göz kenarı veya dudak üstündeki yüzeyel kırışıklıklar yüz germe ameliyatı ile giderilemeyebilir. Bu yüzden ameliyat sırasında ya da sonrasında peeling, botox veya lazer uygulamaları ile yüzeyel cilt problemlerinin önüne geçebiliyoruz.

Yüz germe ameliyatlarının riskleri nelerdir?

Yüz germe ameliyatı yaparken en çok dikkat ettiğimiz nokta, yüzün mimik hareketlerinden ve duyusundan sorumlu sinirleri korumaktır. Sarkmış olan cilt altı dokuları tabandan serbestlemeden sadece iplerle yapılan germe işlemleri hem yüz gençleştirme ameliyatlarının mantığına aykırı hem de kalıcı olmayan sonuçlar sunar. Modern yüz germe ameliyatlarında ise deriden çok deri altı sarkmış yumuşak dokular olması gereken yere taşınırlar. Bu taşıma işlemi için sarkmış olan dokular bulundukları yerde zeminden serbestleştirilmelidirler ki böylece etkin bir germe işlemi olsun ve kalıcı bir sonuç elde edilsin. İşte bu sarkmış dokuları zeminden serbestleştirirken mimik kaslarımızın hareketinden sorumlu yüz sinirimizin dallarının yaralanmamasına dikkat ederiz. Yüz germe ameliyatına ait risk nedir dendiğinde en önemli riskin bu olduğunu söyleyebiliriz. Bunun dışında her ameliyatta muhtemel risk olarak saydığımız kanama, enfeksiyon, yara iyileşme problemi ve iz gibi komplikasyonlar nadir de olsa göz önünde bulundurmamız gereken risklerdir.

Bir süre sonra tekrar yüz germe ameliyatı olmak gerekir mi?

Yüz germe ameliyatları en az kişiyi 10-15 yıl önceki görüntüsüne taşıyan ameliyatlardır. Zamanı durdurmak mümkün olmadığından ileriki yıllarda yine yüzde sarkma problemleri ortaya çıkabilir. Her ne kadar ilk ameliyat öncesi problemler kadar olmasa da eğer yeni bir sarkma ve dokularda gevşeme ortaya çıkarsa bu yüz germe ameliyatı tekrarlanabilir ya da küçük dokunuşlarla elde edilen ilk sonuca ait  kalıcılık devam ettirilebilir.

Yüzün gençleşmesi için tek yöntem yüz germe ameliyatı mıdır? Ameliyatsız yüz germe seçenekleri var mıdır? Etkili midir?

Yüz germe ameliyatı kesin ve kalıcı sonuç sunsa da bazı hastalarımız herhangi bir cerrahi işlem olmaksızın daha az etki ile de mutlu olacaklarını söylüyorlar. Bu noktada yağ enjeksiyonları bize oldukça yardımcı oluyor. Hem kendi dokumuz olup elde edilmesi kolay olması nedeniyle hem de yağ enjeksiyonu ile birlikte yağ dokusu kaynaklı kök hücre de enjekte ettiğimizden aynı zamanda ciltte yenilenme ve gençleşme de elde etmiş oluyoruz. Bunun dışında botox, hyaluronik asit jel dolgu, peeling ve lazer uygulamaları da yüz gençleştirme de kullandığımız ameliyatsız uygulamalar. Ama son yıllarda “ameliyatsız yüz gençleştirme” diye sunulan iple askı ve benzeri uygulamaları modern yüz gençleştirme yöntemlerinden saymıyor ve etkinliklerine inanmıyoruz.

Yüzü germe ameliyatı için iyice yaşlanmayı beklemek gerekir mi?

Yüz germe ameliyatı adından da anlaşılacağı üzere aşağı yönde yer değiştirmiş dokuların eski yerlerine taşındığı yani bir nevi o bölgenin gerildiği ameliyatlardır. Dolayısıyla normal yerinde bulunması gereken dokuların yer değiştirmiş olması gerekir. Bu yüzden bu ameliyatı sıklıkla yaşlanmış kişilerde gerçekleştiriyoruz. Ancak herkesin doku farklılıkları farklı yaşlarda farklı derecelerde sarkma ve yaşlı görünüme neden olur. Bu yüzden yüz germe ameliyatlarının sadece ileri yaş ameliyatları olduğunu söylemek doğru olmaz.

Yüz germe estetiğinde yakın gelecekte bizi neler bekliyor?

Yüz germe ameliyatında her geçen gün üzerinde daha çok konuşup düşündüğümüz konu anatomi. Çünkü anatomiye olan hakimiyet, cerrahın ameliyatı hakkıyla yapmasına imkan tanıyor. Aynı zamanda ulaşmaktan çekinilen bazı yüz bölgelerine daha rahat ulaşılmasını sağlıyor ki bu da daha önce çözümü zor olan yaşlanma problemlerinin ameliyat ile daha kolay ortadan kalkmasını sağlıyor. Yüz anatomisi vücudun en kompleks anatomik yapısına sahip. Bu kadar kompleks yapının içinde korunması gereken damar-sinir ve tükürük bezi kanalı gibi yapıların korunması detaylı anatomik bilgiye sahip olmayı gerektiriyor. Bu aynı zamanda gelecekte daha da ön plana çıkacak olan daha az travmatik yöntemler ile daha efektif ve kalıcı sonuçlar elde etmemizi sağlayacak.

Bu Yazıyı Paylaş

Yorum Yaz