Glokomda Lazer Teknolojisi

Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. M. Levent Alimgil, glokom tedavisindeki yeni laser tekniklerinin, özellikle standart cerrahi yöntemlerle başarı şansı düşük hastalarda iyi sonuçlar verdiğini belirtiyor.

Glokom, göz hastalıkları içinde yavaş ilerleyen kronik hastalıklardan biri olduğu için sürekli yeni tedavi yöntemleri araştırılıyor. Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi’nde uygulanmaya başlanan yeni bir laser tekniği ile glokom tedavisinde başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Endoskopik Siklofotokoagülasyonadlı tedavi tekniği sayesinde cerrahi tedaviyle başarı şansı düşük vakalarda iyi sonuçlar alınıyor. Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. M. Levent Alimgil, Endoskopik Siklofotokoagülasyon tekniği hakkında şu bilgileri veriyor:

“Glokom tedavisinde temel amacımız göz tansiyonunu, görme sinirine zarar vermeyecek seviyeye indirmektir. Bunun için elimizde göz damlaları, laser tedavileri ve cerrahi seçenek olarak birkaç farklı alternatif araç var. Şimdi de yeni kullanmaya başladığımız son derece özel bir laser tekniği olan“Endoskopik Siklofotokoagülasyon” sayesinde son derece başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Her hastaya uygulanacak teknik değil ama özellikle cerrahi yöntemlerdeki başarı şansı düşük hastalarda standart cerrahi tedaviye göre çok daha iyi sonuçlar veriyor. Örneğin doğuştan kataraktı olan çocukların genellikle ilk bir-iki aylık dönemde teşhis konulduğu zaman hemen ameliyatlarının yapılması lazım. Bu çocukların hemen hemen yüzde 90’ında 1-2 sene sonra göz tansiyonunun yükselme problemi başlıyor. Bu çocuklara normal glokom ameliyatları yapmaya kalkarsanız bunların başarı oranları yüzde 10-20’lerde kalıyor ve en fazla2-3 üç ay göz tansiyonu kontrol altında kalıyor sonra başarısız oluyor. Bu tip vakalarda Endoskopik Siklofotokoagülasyon uyguladık ve tüm olgularda mükemmel sonuçlar elde ettik.”

Geleceği çok parlak bir tedavi

Prof. Dr. Alimgil, Türkiye’de birkaç merkezde bulunan Endoskopik Siklofotokoagülasyon tekniği ile çok başarılı sonuçlar elde ettiklerini belirterek işlemin nasıl uygulandığını ise şöyle anlatıyor:

“Gözün içinde göz sıvısı yapan ve göz sıvısının göz dışına çıktığı bölgeler var. Glokomun temel sebebi göz sıvısının dışarı çıkış bölgesinin hasarlanması ve dolayısı ile göz içinde yapılan sıvının göz dışına çıkamayarak basıncın yükselmesidir. Dışa akım problemi olan hastalarda temel amaç bunu sağlamaktır. Bu teknikle göze yaklaşık 2 mm’lik bir yara yerinden giriyoruz ve gözün renkli kısmı olan iris dokusu dediğimiz dokunun hemen altındaki bölgeye laserle girerek sıvı yapımını azaltıyoruz. Dolayısı ile bu çocukların göz tansiyonu mükemmel bir şekilde düşüyor. Bu tedavinin başarılı olduğu diğer alan şeker hastalarında komplikasyon olarak gördüğümüz nevovasküler glokom dediğimiz yani şeker hastalığının komplikasyonu olarak gelişen glokom hastalığıdır. Göz tansiyonunu düşürme ihtimali en zor olan gruplardır. Dolayısı ile bu tedavi, çok başarılı bir tedavi metodu olarak karşımıza çıkıyor. O yüzden de geleceğinin çok parlak olacağını düşünüyorum. Kliniğimizde 30-40 vakada uyguladık. Bugüne kadar başarısız kaldığımız bir hasta olmadı.”

Yorum Yaz