Hepatit C Teşhis ve Tedavisi

Prof. Dr. Hasan Özkan

http://www.hasanozkan.com/Dr.HasanOzkan3

Hepatit C

Hepatit C günümüzde Türkiye’de ve dünyada aşılması gereken önemli bir sağlık sorunu olup üzerinde bilim çevreleri tarafından yoğun bir şekilde çalışılmakta ve araştırmalar yapılmaktadır. Bugün için hepatit C hakkında bilinenlerin bilinmeyenlerden çok daha az olduğu gerçeğinden hareketle bu hastalık kolayca anlaşılabilmesi için soru ve yanıt şekilde ele alınmaya çalışılmıştır.

Bilindiği üzere hepatit C virusu (HCV) karaciğerde infeksiyona neden olur. İlk önceleri non A non B hepatiti diye adlandırılırdı. Daha sonra 1970’li yılların ortasında Hepatit C olarak tanımlandı. 1989’da virusa karşı antikorlar bulundu ve bu da tanı için rutin testlerin geliştirilmesinde büyük yardımcı oldu. 1992’den sonra Amerika’da ve 5 yıl öncede Türkiye’de transfüzyon öncesi rutin taramalar arasına girdi.

Hepatit C Nasıl Bir Sağlık Sorunudur?

HCV’nin ciddi bir şekilde karaciğerde hastalığa neden olması ve ölüme sebebiyet vermesi, bundan korunmak için aşısının olmaması, tedavideki ciddi başarısızlıklar ve bu hastalıktan ölümlerin giderek artışı bu hastalığı tüm dünyada önemli bir sağlık sorunu haline getirmiştir.

Hepatit C; Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından “silent epidemic” sinsi epidemi yada bir çok araştırmacının da bildirdiği gibi “silent killer” sinsi katil olarak tanımlanmaktadır. Dünyada ortalama prevalansı %3 (0.1-5) civarındadır. Kuzey Avrupa, kuzey Amerika < %0.2, güney Avrupa ve Japonya’da %1-1.5, güney Amerika ve Çin’de > %5, kuzey ve orta Afrika’da >%10, Mısır’da ise %15 dolaylarıdadır. 1 Türkiye’de banka kanlarında anti-HCV pozitifliği ortalama %0.5 (0.3-1.5) civarındadır. Bu oran hemodiyaliz hastalarında %41 (14.4-82.8), uyuşturucu bağımlılarında %54.8, hematolojik hastalığı olanlarda %12.5-57.1, sağlık personelinde %0.9, hayat kadınlarında %3.2-12 civarındadır. 2 Dünyada yaklaşık 200 milyon insanın virus taşıyıcısı olduğu bunlarında yaklaşık 4 milyonunun Amerikalı (50 kişiden 1’inde HCV’nin mevcut olduğu) ve 9 milyonunun da Avrupalı olduğu tahmin edilmektedir. HCV; gelişmiş ülkelerde akut hepatitlerin %20’sinden, kronik hepatitlerin %70’inden, sirozların %40’ından, karaciğer kanserlerinin %60’ından sorumludur. Kuzey Amerika, Avrupa ve Avusturalya’da kronik karaciğer hastalığının başlıca sebebidir ve karaciğer transplantasyonunun da en sık indikasyonudur.

Hepatit C Ne Yapar ve Doğal Seyri Nasıldır?

Hepatit C iyi huylu bir hastalık değildir. Başlıca bu virus ile bulaşık kan ve kan ürünleri ile geçen bir hastalıktır. Akut HCV infeksiyonundan yaklaşık 15 ila 30 yıl sonra ciddi karaciğer hastalığı gelişir. HCV’ye bağlı kronik karaciğer hastalığının erken dönemde tanınabilir bir belirti yada semptomu yoktur. Musab kişiler kendilerini sağlıklı hissederler. Dünya Sağlık Örgütüne (WHO) göre infekte kişilerin %15-20’sinde spontan iyileşme olur. %80’inde ise kronik hepatit gelişir. Bunların da %20’si siroza ilerler. Siroz gelişen vakaların da %5’inde karaciğer kanseri (hepatosellüler karsinoma) gelişir. Sirozu olmayan kronik hepatit C’li hastalarda karaciğer kanseri gelişimi nadirdir. Hastalık sürecinin bu ilerleyiş şekli tipik olarak asemptomatik bir şekilde gerçekleşmekte, akut infeksiyondan kronik infeksiyona, daha sonra da siroza ve en son olarak da hepatosellüler karsinomaya (HCC) doğru ilerleyiş gösteren, sıralı bir seyir izlemektedir.

Kimler Risk Altındadır?

HCV, başlıca infekte olmuş kan ile doğrudan temas sonucunda bulaşmaktadır. Kanda ve özellikle de vücudun diğer sıvılarında HCV konsantrasyonları HBV’ye göre çok düşüktür. Hepatit C’li hastanın kanından iğne batmasıyla HCV bulaşması ikinci jenerasyon anti-HCV testleri ile %3.5 (0-7), HCV RNA testleri dikkate alındığında %10 iken bu oran HBV için %4 ila 35, HIV için ise %0.3’dür. Diğer taraftan infekte olan bireylerin yaklaşık %50’sinde görünürde tespit edilebilen bir risk faktörü bulunmamaktadır.

Virüsün olası bulaş yolları; kan ve kan ürünleri nakli, hemodiyaliz, iğne batması, kesici yaralanmalar, tükrük (ısırık yoluyla), ev halkı içindeki bulaşma, dövme yaptırma, vücut deldirme sayılabilir. Seksüel yolla nadiren geçer. Tükürük yada meni ile geçebildiği pek açık değildir. Çünkü tükürük ve genital salgılarda HCV konsantrasyonları oldukça düşüktür. Buna karşın tıraş bıçağı, iğneler, diş fırçası, tırnak makası, berber makası ve aküpünktür iğneleri kullanımı ile geçebilir. Göze konjoktivaya kan sıçramasıyla HCV bulaşması oldukça nadirdir. HCV’li tüm hastalar potansiyel olarak infeksiyözdür. A ve B’nin aksine geçirilmiş infeksiyon immunite oluşturmaz. İnfekte anneden çocuğa geçiş %6’dan azdır. Çocuklarda bulaşma anne kanındaki virus yükü ile yakından ilişkilidir. Geçiş genellikle HCV RNA titreleri yüksek olan annelerin bebeklerinde olmaktadır. Anne karnında geçiş nadirdir. Bulaşma daha çok doğum sırasında olmaktadır. Emzirme yoluyla geçtiğine dair deliller de yoktur. Çocuklar 1 yaşında test edilmelidir.

Virüs taşıyıcılığı ne demektir?

Bugün için birçok bilim adamı tarafından hem kronik hepatit B ve hem de kronik hepatit C için taşıyıcılık terminolojisi pek kabul görmemekle birlikte öğretici olması nedeniyle literatürde yer almaktadır. Yapılan tetkikler sonucunda ALT düzeyi normal, anti-HCV pozitif ve HCV RNA (PCR) pozitifliği tespit edilen hastaların virüs taşıyıcısı oldukları bildirilmektedir. Bunların çoğunda karaciğer biyopsisinde en fazla hafif derecede fibrozis saptanmakta ve interferon tedavisi başarılı sonuçlar vermemektedir. Bunun yanında tedavi esnasında ALT alevlenmesi olmakta ve hastaların çoğunda kalıcı yanıt alınamamaktadır. Eğer HCV RNA (PCR) negatif olarak bulunmuş ise, yanlış negatif olabilir düşüncesiyle HCV RNA (PCR) 6 ay sonra tekrarlanmalıdır. İkinci sefer PCR negatif bulunursa; ya anti-HCV yanlış pozitiftir yada infeksiyon kendi kendine iyileşmiş olabilir. HCV ile infekte hastaların %25 ila 40’ını taşıyıcılar oluşturur. İlk başlarda bu hastaların belirgin bir karaciğer hastalığı da yoktur. Bu vakaların tedavi verilmeksizin takip edilmeleri uygun olur.

HCV Karaciğerin Primer Kanseri Olan Hepatosellüler Karsinomaya Yol açar mı?

Dünya çapında HCC gelişimi için en yaygın ana risk faktörü olarak hepatit C virüsü kabul edilmektedir. 10 yıllık bir peryodun ardından kronik HCV’li hastaların %20’sinde histolojik olarak siroz gelişebilir. Kronik hepatit C tanısının ardından 20 yıl içinde bu hastaların %6-8’inde HCC görülür. Japonya’da kronik HCV infeksiyonundan HCC gelişinceye kadar geçen sürenin yaklaşık 25 yıl olduğu bulunmuştur. Yapılan önemli çalışmalar; interferon tedavisinin HCC gelişmesini ya durdurduğunu yada yavaşlattığını göstermiştir.

Kronik Hepatit C Ne Demektir?

HCV’nin akut infeksiyondan 6 aydan daha uzun süre kandan temizlenememesi halinde kronik infeksiyondan söz edilir. Eskiden kronik persistan hepatit ve kronik aktif hepatit terimleri kullanılırdı. Kronik persistan hepatitin zararsız olduğu farzedilirdi. Ancak bazan ciddi karaciğer hastalığına hatta karaciğer sirozuna yol açabileceğinin görülmesi nedeniyle bugün artık bu terminoloji kullanılmamaktadır.

Kronik HCV infeksiyonu olan hastaların yaklaşık %25’inde serum ALT seviyelerinin normal olmasına karşın serumda HCV RNA tespit edilir. Bu hastalar genellikle asemptomatiktirler ve çoğunluğunda karaciğer biyopsisinde hafif lezyonlar bulunur.

ALT seviyeleri artmış yada dalgalanma gösteren kronik HCV infeksiyonlu hastaların yaklaşık %50’sinde hafif kronik hepatit bulunur. Bu tip kronik hepatit C genellikle yavaş ilerler ve uzun dönem siroz riski düşüktür.

Kronik hepatit C’li hastaların %50’sinde orta derecede yada ciddi kronik hepatit histolojik bulguları bulunur. Bu hastalarda sirozun gelişme riski çok yüksektir. İnfeksiyonun yaşı, cinsiyet ve alkol kullanımı fibrozis ilerlemesini etkileyen başlıca faktörlerdir.

Hastalık 10 ila 40 yıl içinde gittikçe ilerler. Yüksek ALT ve AST seviyeleri sürüp giden karaciğer hasarını gösterir. Karaciğer biyopsisi hasarın tipini, derecesini ve hastalığın ciddiyetini ortaya koyar. Kronik hepatitli hastaların %20’sinde siroz gelişir. Siroz olan hastaların %25’inde (tüm kronik hepatit C’li hastaların %5’inde) karaciğer yetmezliği gelişebilir. Yine bu hastalarda primer karaciğer kanseri gelişme riski vardır. Şekil 4’de kronik HCV infeksiyonu seyrinde HCV markerleri seyri görülüyor.

 

Semptom ve Belirtiler

HCV ile infekte çoğu kişide semptom ve belirtiler yoktur ve normal yaşama devam ederler. Akut infeksiyonun inkübasyon süresi 28 haftaya kadar uzasa bile ortalama 7 ila 9 haftadır. Karaciğer testleri haftalarca hatta bir yıla kadar normal ile anormal değerler arasında değişip durur. İnfekte bir kişide normal karaciğer testi bile olsa virüsü taşır ve başkalarına hastalığı geçirebilir. Kanlarında virüs vardır ve karaciğer hücrelerini tahrip edebilir. Eğer semptomlar var ise bunlar hafif halsizlik, üst karında ağrı, iştah kaybı, gaz çıkarmaya yatkınlık, ateş, baş ağrısı ve tüm vücutta kaşıntıdır. Çoğu kişinin sarılığı yoktur ancak bazen koyu idrar görülebilir.

 

Kronik hepatit C’de tedavi:

Bugün için bu hastalığın tedavisi için ruhsat almış ilaçlar Pegile interferonlar ve ribavirindir. Uygun hasta seçiminden sonra bu ilaçlarla hastalık başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir.

 

SONUÇ OLARAK KRONİK HEPATİT C TEDAVİSİ BUGÜN İÇİN DAHA BAŞARILIDIR VE ALGORİTMALAR NETLEŞMİŞTİR.

Yorum Yaz