Kadın Sağlığında Laparoskopi

İstanbul Medipol Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. C. Gürkan Zorlu, tanı koymak veya sorunun ne olduğunu bilmek amaçlı geliştirilen kapalı yani endoskopik ameliyatların (Laparoskopi) bugün teknolojinin de müsaade ettiği gelişmeler ile çoğu zaman açık ameliyatlardan daha avantajlı hale geldiğini söyledi.

İki türde yapılıyor
Laparoskopinin tanısal ve tedavi edici olarak iki türde yapıldığını belirten Zorlu, şöyle devam etti: “Laparoskopi yani endoskopik ameliyatların ilk uygulananı karın içine kamera sokulmasının temeli içerde ne var ne yok yaklaşımı amaçlı tanı koymak veya bir sorun var ise nerede? veya gerçekten var mı? diye başlamış ve uzun süreler kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarınca bu amaçla kullanılmıştır.  Eğer tanısal bir işlem değil de ameliyat gerekiyorsa kameranın yanına ince uzun aletler girebilecek iki, üç yada dört ayrı 5 ile 10 mm (genellikle 1 cm’den daha küçük) büyüklüğünde deliklerden ayrı kılıflar (trokar) sokulur. Operasyonlar buradan geçirilen makas,  tutucu aletler, dikiş malzemeleri ve bunun gibi operasyonu gerçekleştirmek için gerekli aletler sokulur çıkartılır. Bu sistemi kurduktan sonra operasyon eğitimli hekim ve personel tarafında kolayca gerçekleştirilir.”

Özel eğitim şart
Bu operasyonlar için özel eğitimin gerekli olduğunu dile getiren Zorlu, “Eğitim basamaklı şekilde verilmelidir. Eğitim öncelikle maketlerde başlar ve operasyonlar seyredilmesi ve daha sonra asistan ile operasyona katılım olarak devam eder. Ameliyatın baştan sona yapılabilmesi için gelinebilecek düzey bu konuda ki eğitimin nereye kadar olduğu ile belirlenir” dedi.

Tanısal laparoskopinin çok önemli bir tehlike arz etmediğini hatırlatan Zorlu, cerrahi laparoskopinin %5 – 7 oranında açık operasyona geçiş riskini de beraberinde getirdiğini söyledi. “Burada önemli olan cerrahın hasta için en iyi operasyon şeklini ne olduğuna doğru karar vermesidir” diyen Zorlu, “Yani operasyon esnasında ameliyatı kapalı sonlandırmaya çalışmakta inat etmek hasta sağlığını tehdit etmemelidir. Bu tip operasyonları yapabilmek hekimin bu konu eğitimli olduğunu göstermesi ve tercih edilebilirliği artırması nedeni ile moda haline gelmesi de tehlikelerden bir başkasıdır. Bu konuya ayrı özenle yaklaşılmalıdır” dedi.

Üç boyutlu laparoskopik ameliyatlar ve robot hizmetinizde
Genellikle laparoskopik operasyonların iki boyutlu kameralar ve iki boyutlu görüntülü monitörlerle yapıldığını aktaran Zorlu,şunları kaydetti:  “Bu bazen dokularda derinlik kaybına neden olmakta iken üç boyutlu sistemlerde operasyonlar aynen açık ameliyatlardaki çıplak gözle görüldüğü gibi yapılabilmektedir. Bu operasyonların sağladığı en büyük avantaj cerrahların ameliyatta daha rahat ederek operasyon sürelerinin kısalması ve güvenliğidir. Üç boyutlu teknoloji robot ve laparoskopiye adapte edilerek günümüzde kullanıma girmiştir. Bizde hastanemizde üç boyutlu laparoskopi ve el robotu kullanarak en sık yumurtalık kistleri ve tümörleri, rahim alınması (Histerektomi), çukulata kistleri yani endometriozis hastalığı ve endometrioma, myom alınması, kanser operasyonları ile bazı rahim düzeltme operasyonlarını yapmaktayız.”

İki boyutlu operasyonları yıllardır uygulayan bir cerrah olarak üç boyutun avantajlarının gerçekten inanılmaz olduğunu da dile getiren Prof. Gürkan Zorlu, “Bu sayede operasyonlar süre olarak kısaldı ve kolaylaştı. Hastalarımız daha rahat eder oldu” diye konuştu.

Bu Yazıyı Paylaş

Yorum Yaz