Mide Kanserinde Erken Teşhis

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Gastro Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Çağlıkülekçi, çoğunlukla gastrit, ülser gibi hastalıklarla karıştırıldığı için geç teşhis edilen mide kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekiyor: “Mide kanserinin tedavisi cerrahidir. Ancak erken yakalanırsa tümörün tamamı çıkartılarak, geride tümörsüz doku kalma şansı yüksektir” diyor.

Akciğer kanserinden sonra en çok görülen ikinci kanser türü olan mide kanserinde erken teşhis büyük önem taşıyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Gastro Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Çağlıkülekçi, midede ortaya çıkan tümörlerin büyük bir kısmının kötü huylu seyrettiğini belirtiyor.

Dr. Çağlıkülekçi, mide kanserinin belirtileri konusunda şunları söylüyor:

“Mide kanseri genellikle midenin iç düzeyindeki mukoza zarından gelişir. Oldukça riskli ve tehlikeli bir kanser türüdür. Özellikle Japonya, Çin, Uzakdoğu, Şili ve Kostarika gibi ülkelerde çok daha sık görülür. Sık görülmesi hem beslenmenin hem de bazı genetik faktörlerin bu kanser üzerinde rol oynadığını bize gösteriyor. Özellikle 60-70’ li yaşlarda daha sık görüldüğü ve erkeklerde kadınlara göre genelde iki kat daha fazla görüldüğü belirtiliyor. Türkiye’de en çok Karadeniz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da daha fazla görülüyor.”

Beslenme biçimi etkiliyor
Mide kanserinin beslenme biçimiyle ilişkili olduğunun da belirten Dr. Çağlıkülekçi “Mide kanseri, özellikle A ve C vitamini yönünden yetersiz beslenilmesi durumunda ortaya çıkıyor. Çok fazla ızgarada, közde pişirilmiş gıdalarda biriken toksik maddeler kanserojen etki yapabiliyor. Ayrıca fazla tuzlu beslenmek de riski arttırıyor. Tuzun içindeki nitrit ve nitratlar da kanserojen bileşimlere dönüşebiliyor” diyor.

Mide kanserinin başka hastalıklarla karıştırılmasının önemli bir risk olduğunu vurgulayan Dr. Çağlıkülekçi, konu hakkında şu bilgileri veriyor:
“Mide kanseri, gastrit ve mide ülseriyle benzer belirtiler gösterir. Örneğin midede yanma, ağrı gibi belirtiler ülserlerde de olur. Bu nedenle karında geçmeyen bir ağrı olduğunda, yemeklerden sonra çok sık olan hazımsızlık durumlarında bir hekime başvurmakta fayda var. Mide kanserinin de kendine özgü bulguları var. En önemli bulgusu ağızdan kanamadır. Ayrıca ele gelen bir kitle de tümör işareti olabilir.”

Tek tedavi ameliyat
Mide kanseri teşhisinde en eski yöntemin ilaçlı film olduğunu söyleyen Dr. Çağlıkülekçi, “Bazı ilaçlarla çekilen mide bağırsak filmleri bize ipucu verebiliyor. Fakat son yıllarda midenin iç yüzünü gösteren gastroskopi ile midenin mukozası yüzde 95 gözükebiliyor ve oradan alınan dokular biyopsiyle araştırılarak kesin tanı konuluyor” diyor.

Mide kanserinin tek tedavisinin cerrahi olduğunu vurgulayan Dr. Çağlıkülekçi tedavi konusunda şunları anlatıyor:

“Tümör cerrahi operasyon ile ne kadar erken yakalanırsa geride tümörsüz doku kalma şansı o kadar yüksektir. Mide alt, orta ve üst mide olarak üçe ayrılır. Alttaki tümörlerde midenin alt kısmını almak yeterli oluyor. Orta ve üst bölgelerde tümör varsa total olarak mideyi çıkarmamız gerekiyor. Yarısı alınmışsa midenin kalan kısmı sindirim görevini görür. Ameliyatla midenin hepsi alınsa bile hayatı sürdürmek mümkün. Bu durumda ince bağırsağı yemek borusunun alt kısmına bağlıyoruz, böylece ince bağırsak 6 ay içerisinde midenin görevini üstleniyor. Özellikle erken dönemde etraf dokulara atlamamış, karaciğer ve diğer organları tutmayan mide kanserlerinde cerrahi tedavi çok etkilidir.”

Bu Yazıyı Paylaş

Yorum Yaz