Narsist ve Anti Sosyal Davranışların Temelinde Ne Yatıyor?

Dr. Alp Karaosmanoğlu, narsizmin kökeni ve bazı anti sosyal davranışlarla ilişkili “Narsist kişiliklerin ihtiyaçlarını, şemalar ve şema alanları altında topladığımız bir yapıdan söz edebiliriz. Bu şemalar ihtiyaç teorileriyle yakın ilişkide olup, kişilerin temel ihtiyaçlarını anlamada sorun oluşturan ruhsal sorunlardır” dedi.

 

Dr. Alp Karaosmanoğlu, insanların ruhsal hayatında başına gelebilecek her türlü olayın aklında toplandığını ve bu noktada da narsist ve anti sosyal davranışlarda bulunan kişilerin ruhsal sorunlarının 4 başlık altında sıralanabileceğini belirterek bu başlıklar hakkında önemli bilgiler verdi.

 

Şemalar ve şema alanları 

Şemaların ihtiyaç teorileriyle yakın olup, kişilerin temel ihtiyaçlarını anlamada sorun oluşturan ruhsal yapılar olduğunu söyleyen Uzman Dr. Alp Karaosmanoğlu; “Şemaların ihtiyaçlarımıza sağlıklı bir şekilde ulaşmamızı sağlayan formları da vardır ancak biz onların daha çok bozulmuş versiyonlarını görürüz. Bütün psikoterapide anlatılan şikayetleri alt alta koyduğumuzda ve bunları bir süzgeçten geçirdiğimizde, bütün anlatılan şikayetleri bir faktör analiziyle birlikte tüm davranış belirtilerini 18 madde altında toplarız. Bu 18 şemayı farklı analizden geçirdiğimizde ise elde ettiğimiz şemaları 4 başlık altında toplandığını görüyoruz. Bu 18 ruhsal yapı sorunundan oluşan 4 ana başlığı; sevgi/aidiyet, saygı, güven/adalet ve yetersiz sınırlar olarak sıralayabiliriz” açıklamasında bulundu.

 

18 ruhsal yapı sorunundan oluşan 4 ana başlık

Sevgi/Aidiyet; duygusal yoksunluk, sosyal izolasyon, duyguları bastırma, kusurluluk

Saygı; Bağımlılık, başarısızlık, boyun eğicilik, iç içelik

Güven/Adalet; Dayanıksızlık, karamsarlık, kuşkuculuk, terk edilme, yüksek standartlar, cezalandırıcılık, kendini feda etme

Yetersiz Sınırlar; Statü arayıcılık, haklılık, yetersiz özdenetim

 

Konferansta yetersiz sınırlar başlığını inceleyen Uzman Dr. Alp Karaosmanoğlu, ilk olarak statü arayıcılık, akabinde haklılık, son olarak da yetersiz özdenetim davranışlarının temelin ve davranışlara sebep olan ruhsal ve evrimsel süreçlerden bahsetti.

 

Statü arayıcılık 

Statü arayıcı kişilerin beceri ve hünerlerinin başkaları tarafından bilmesini çok istediğini anlatan Uzman Dr. Karaosmanoğlu, “Bu kişiler diğer insanlardan farklı ve daha üstün olduğunu düşündükleri kişilerle bir arada olmaya çalışırlar. Bunun nedeni sorulduğunda ise bir nedeninin olmadığını ifade ederler. Aynı zamanda bu kişilerin bilişsel davranışlarına da bakılabilir, çünkü bir olayın bizi neden etkilediğini anlamak için o olay sırasında aklımızdan geçen otomatik düşünceleri yakalamaya çalışırız ve otomatik düşüncelerin kökenini araştırdığımızda ve bu düşünceleri kabul edersek bu senin için neden kötüdür, bu senin için neden üzücüdür gibi düşüncelerin altındaki yapıları incelersek şemalara ulaşırız” dedi.

Şemaların koşulsuz yapılar olduğunun altını çizen Uzman Dr. Karaosmanoğlu, “Statülü bir insan gördüğünde onun etkisi altında kalır ya da bir topluluğa tanıtıldığında hemen tüm özelliklerini herkes tarafından bilinmesini ister. Örneğin şuranın başkanıyım, yöneticisiyim burada bu ödüllerim, şurada kitaplarım var gibi kendileri ile ilgili tüm detayları sayarlar. Statü arayıcılık şeması narsizmin yumuşak yüzüdür.  Bu şemaya yumuşak narslar diyebiliriz” şeklinde konuştu.

 

Haklılık

Narstik kişilik bozukluğunun altında en sık karşılaşılan bir diğer yapının da haklılık şeması olduğunu söyleyen Uzman Dr. Alp Karaosmanoğlu, “Bu şemada kişi kerameti kendinden menkul bir şekilde diğerlerinden daha önemli olduğunu hisseder, onu yaşar, sebebini sorduğunuzda ise bunun bir cevabı yoktur.   Kişiler engellenmeyi sevmez, diğer insanlardan daha önemli hisseder. Örneğin benim bu şirkete ceo olmam lazım, ben bunu hak ediyorum duygusu içerisindedir. Ayrıca torpille bir yere gelmeyi haklılık şemasıyla rahatlıkla sindirebilir” açıklamasında bulundu.

 

Yetersiz Özdenetim

Dördüncü şemanın da yetersiz özdenetim olduğunu ve narsist kişilerin en ilkel versiyonu olduğunu belirten Uzman Dr. Alp Karaosmanoğlu, “Burada dürtüsellik ön plandadır ve kişinin sabrı pek yoktur ve bir şeye mecbur bırakılmaktan alerjik bir sıkıntı duyarlar. Bu tür insanlar herhangi bir şeye mecbur bırakıldıkları zaman, diğer insanlardan daha çok sıkıntı çekiyorlar gibi görünürler” açıklamasında bulundu.

 

Uzman Dr. Alp Karaosmanoğlu; “Statü arayıcılık, haklılık, yetersiz özdenetim şemaları yaptığımız çalışmalarda hep aynı bölgede çıkıyor. Eskiden sadece haklılık ve yetersiz özdenetim varken bunu şımarıklıkla açıklayabiliyorduk ama statü arayıcılığın da devreye girmesiyle bu üç yapının arasında ortak bir nokta var ve bu nokta ne dediğimizde bu çalışmayı anlamlandırmaya çalışırken aklımıza farklı düşünceler geldi.  Bu üç şemanın güncel ve klinikteki diğer yarattığı sorunlara baktığımız zaman akademik başarı sorunlarıyla bağlantılı olduğunu, madde kötüye kullanımı ile bağlantılı olduğu, aşırı kilo sorunları, diğer bağımlılıklar, düzenli bir spor yapamama sorunu, kaotik bir yaşam sürme özellikleri var, aynı şekilde sevdiği ilişkilere karşı sadakat problemleri, uyuma ve aşırı tembellik gibi belirtileri olduğunu gördük” dedi.

Yorum Yaz