Topuk Dikeni ile Her Adımda Ağrı Çekmeyin

Topuk Dikeni ve Topuk Ağrısının Tek Seansta Tedavisi Mümkün

Sağlıklı ayakları acı veren adımlara dönüştüren topuk ağrısı ve topuk dikeni toplumun büyük bir çoğunluğunu etkiliyor. Araştırmalar toplumun %10’undan fazlasının hayatları boyunca topuk ağrısına maruz kaldıklarını gösteriyor. Ayak hastalıkları nedeniyle hekime yapılan başvurularda da ilk sıralarda yer alan topuk ağrısı, kişinin yaşam kalitesini düşürdüğü için büyük önem taşıyor. Özellikle orta yaşın üzerinde görülme sıklığı artatopuk dikeni ve ağrısının tek seansta tedavi edilebileceği belirten Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Yener Erken önemli noktalara dikkat çekti.

Orta yaş ve üzerinde daha sık rastlanan topuk ağrısı ve topuk dikeni birçok kişinin sağlıklı adımlarla yere basmasını engelliyor. Topuk ağrısı ve topuk dikeni ayrı şikâyetler olarak değerlendirilseler de, topuk ağrısı yaşayanların %50’sinde topuk dikeni görüldüğü göze çarpıyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Yener Erken’in verdiği bilgiye göre topuk ağrısı nedenlerinin başında Plantar Fasiit geliyor. Ayak ağrısı nedeniyle hekime başvuran hastaların yüzde 10-15’ini oluşturan Plantar Fasiit, çok fazla koşma, zıplama gibi hareketler sonrası ayak parmaklarından topuk kemiğine doğru uzanan adale bantlarında ağrı oluşması olarak ifade ediliyor. Ağrı topuğun altında ve merkezinde hissediliyor. Gece boyunca dinlenmeden sonra sabah ilk adım atıldığında aniden şiddetleniyor. Hastalık uzun süre devam ederse bağ dokusunun topuğa bağlandığı yerde kalsiyum tortusu şekilleniyor ve buna topuk dikeni adı veriliyor. İleri yaşlardaki kişilerde sıklıkla rastlanan topuk dikeni, uzun süre ayakta durarak çalışanlarda ve bazı romatizma hastalığı olan kişilerde daha yaygın görülüyor.

Dr. Yener Erken ‘‘Topuk dikeninin sabahları ilk birkaç adımla başlayan gün içinde azalan ve gün bitiminde ortaya çıkan tipik bir ağrı seyri vardır.  Parmakların ucunda yürüme, parmakların geriye doğru bükülmesinde yaşanan ağrıya tanı koyulmasına yardımcı oluyor. Tanının konması oldukça hassas bir süreç, hastanın anemnezini ve fizik muayenesini doğru bir şekilde yapmak, doğru tanıyı ve doğru tedavi başlangıcını sağlayabiliyor. Eğer bir aydan uzun süren topuk ağrısı yaşanıyorsa ve ilk adımda şiddetli ağrı varsa mutlaka hekime başvurmak gerekiyor” diyor.

Geleneksel tedavi yöntemlerinden bahseden Erken; ‘‘Kronik plantar topuk ağrısının tedavisinde birçok farklı yöntem kullanılmasına rağmen ağrı kalıcı olabiliyor. Geleneksel yöntemler, germe egzersizleri, fizik tedavi, antiinflamatuar ilaçlar, steroid enjeksiyonları, ark destekleri, gece splintleri, masaj ve ayakkabı modifikasyonlarını içeriyor. Plantar fasya gevşetmeleri ve kalkaneal spur rezeksiyonları gibi cerrahi tedavi seçenekleri olarak kullanıyor. Ancak geleneksel ve cerrahi olan bu yöntemler her vakada sonuç vermiyor. Birçok kişiye doğru tedavi uygulanmadığı için bu şikâyetler hayat kalitesi önemli ölçüde düşürüyor.’’ dedi.

 Perkütan Radyofrekans Sinir Ablasyonu Yöntemi ile Tek Seansta Tedavi Mümkün!

Dr. Erken, Anadolu Sağlık Merkezi Ataşehir Tıp Merkezi’nde hizmet vermeye başlayan Ayak Sağlığı Merkezi’nde uygulanan Perkütan Radyofrekans Sinir Ablasyonu yöntemiyle bu sorundan tek seansta kurtulmanın mümkün olduğuna dikkat çekiyor. ‘‘Kronik topuk ağrısı tedavisinde çok yeni bir uygulama olan Perkütan Radyofrekans Sinir Ablasyonu tedavisiyle bir defada yüzde 90’ın üzerinde başarı elde edilebiliyor” diyen Dr. Yener Erken, sözlerine şöyle devam ediyor; “Bu yöntemi diğer yöntemlerden ayıran en önemli özelliği bir defada kalıcı sonuca ulaşılmasıdır. Sistemde ağrıya neden olan plantar fasiite bağlı ağrıyı taşıyan ufak milimetrik sinirleri radyofrekans enerjisi ile yakmaya dayanıyor. İşlem sonrasında hasta evine günlük yaşamına devam edebiliyor. Bir iki günlük dinlenmenin sonrasında hasta ayağa kalkabiliyor”

Gebelik ve obezite, topuk dikeni riskini artırıyor!


Gebelik ve obezite gibi kilo alımı görülen durumlarda topuk dikeni riskinin artığını belirten Erken, topuk ağrısı olanların %50’sinde topuk dikeni görülebildiğini ancak topuk ağrısı olmayan kişilerin yaklaşık %20’sine yine topuk dikenine rastlandığının altını çizerek, ağrıdan her iki ayağın etkilenebildiğini ancak genellikle bir ayakta ortaya çıktığını belirtiyor.

Yorum Yaz