
Kolon kanseri, dünyada en sık görülen kanser türleri arasında üçüncü, kansere bağlı ölümler arasında ise ikinci sırada yer alıyor. Hastalığın en önemli özelliği ise uzun yıllar hiçbir belirti vermeden sessiz ilerleyebilmesi. Bu nedenle erken tanı ve düzenli taramalar büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre düzenli kolonoskopi taramaları sayesinde kolon kanseri henüz oluşmadan önlenebiliyor.
Acıbadem Maslak Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tiftikçi, kolon kanserinin en yaygın nedeninin polipler olduğunu belirterek, bu oluşumların kolonoskopi sırasında çıkarılmasının kanser gelişimini engelleyebildiğini söylüyor.
Kolonoskopi kanseri nasıl önlüyor?
Kolon kanserlerinin yaklaşık yüzde 85-90’ı bağırsakta gelişen ve “polip” adı verilen oluşumlardan kaynaklanıyor. Her polip kansere dönüşmese de bazı polipler yıllar içinde kötü huylu hale gelebiliyor.
Prof. Dr. Arzu Tiftikçi, poliplerin kansere dönüşme sürecinin genellikle 10 yıldan uzun sürdüğünü belirterek, kolonoskopinin bu nedenle yalnızca tanı koyan değil, aynı zamanda koruyucu bir işlem olduğunu vurguluyor.
Kolonoskopi sırasında doktor, kalın bağırsağın tamamını ayrıntılı şekilde inceleyebiliyor. Kansere dönüşme potansiyeli taşıyan polipler aynı işlem sırasında çıkarılarak ileride gelişebilecek kolon kanserinin önüne geçilebiliyor. Bu özelliği sayesinde kolonoskopi, kanseri erken teşhis etmenin ötesinde, hastalığın oluşmasını engelleyebilen önemli bir tarama yöntemi olarak kabul ediliyor.
Kolonoskopi kaç yaşında yaptırılmalı?
Uzmanlara göre hiçbir şikâyeti olmasa bile herkesin 45-50 yaşından itibaren kolonoskopi yaptırması öneriliyor.
Prof. Dr. Arzu Tiftikçi, son yıllarda güncellenen uluslararası kılavuzların tarama yaşını 45’e çektiğine dikkat çekiyor.
Ailesinde kolon kanseri bulunan kişilerde ise taramaların daha erken başlaması gerekiyor. Birinci derece akrabasında kolon kanseri bulunan bireylerin en geç 40 yaşında, bazı yüksek riskli kişilerde ise doktor önerisine göre daha erken yaşlarda kolonoskopi yaptırmaları tavsiye ediliyor.
Ailede kolon kanseri varsa risk artıyor
Kolon kanseri açısından aile öyküsü önemli risk faktörlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Araştırmalar, anne veya babasında kolon kanseri bulunan kişilerde riskin yaklaşık 2 kat arttığını gösteriyor. Eğer ebeveyne 60 yaşından önce kolon kanseri tanısı konulmuşsa risk 3 kata kadar çıkabiliyor.
İsveç’te yapılan bir çalışmada ise anne veya babasında kolon kanseri bulunan 30-39 yaş grubundaki kişilerde kolon kanseri riskinin yaşıtlarına göre 4 kat artabildiği ortaya konuldu.
Bunun yanı sıra ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi inflamatuvar bağırsak hastalıkları da kolon kanseri riskini artıran faktörler arasında yer alıyor. Bu nedenle risk grubundaki kişilerin tarama programlarını aksatmaması büyük önem taşıyor.
Kolon kanseri belirtileri nelerdir?
Kolon kanseri erken dönemde çoğu zaman hiçbir belirti vermeyebilir. Bu nedenle yalnızca şikâyet ortaya çıktığında değil, önerilen yaşlarda tarama yaptırmak büyük önem taşıyor.
Bununla birlikte aşağıdaki belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor:
- Tuvalet alışkanlığında değişiklik
- Kabızlık veya ishal
- Sürekli dışkılama hissi
- Ani dışkılama ihtiyacı
- Ağrılı dışkılama
- Dışkıyı tam boşaltamama hissi
- Dışkıda veya makattan kan görülmesi
- Karında şişkinlik, gaz ve ağrı
- Sebebi açıklanamayan kilo kaybı
- Halsizlik
- Kansızlık
Bu belirtiler her zaman kolon kanseri anlamına gelmese de mutlaka bir gastroenteroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
Kolonoskopi nasıl yapılır?
Kolonoskopi, ucunda kamera bulunan ince ve esnek bir cihaz yardımıyla kalın bağırsağın ayrıntılı olarak incelenmesini sağlayan endoskopik bir işlemdir. İşlem sırasında bağırsak yüzeyi ayrıntılı olarak değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde polipler çıkarılabilir veya şüpheli alanlardan biyopsi alınabilir.
İşlem çoğu merkezde sedasyon altında gerçekleştirildiği için hastalar genellikle ağrı hissetmez. İşlem sonrasında kısa süreli gaz veya hafif karın rahatsızlığı görülebilse de bu şikâyetler çoğunlukla kısa sürede düzelir.
Kolonoskopi öncesinde nelere dikkat edilmeli?
Kolonoskopinin doğru sonuç vermesi için bağırsak temizliğinin eksiksiz yapılması gerekir. Bu nedenle işlem öncesinde doktorun önerdiği bağırsak temizleme ilaçlarının belirtilen şekilde kullanılması ve beslenme önerilerine uyulması büyük önem taşır.
Yetersiz bağırsak temizliği, küçük poliplerin gözden kaçmasına neden olabileceği için işlemin başarısını azaltabilir. Bu nedenle hazırlık süreci en az işlemin kendisi kadar önemlidir.
Kolon kanseri riskini azaltmak mümkün mü?
Kolon kanseri riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da sağlıklı yaşam alışkanlıkları riski önemli ölçüde azaltabiliyor.
Uzmanlar; sigara ve alkol kullanımından uzak durulmasını, kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin sınırlandırılmasını, liften zengin beslenilmesini, düzenli fiziksel aktivite yapılmasını ve ideal kilonun korunmasını öneriyor.
Obezite ve hareketsiz yaşamın da kolon kanseri açısından önemli risk faktörleri arasında yer aldığı belirtiliyor. Düzenli egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek yalnızca kolon kanseri değil, birçok kronik hastalığın önlenmesine de katkı sağlayabiliyor.
Erken tanı hayat kurtarıyor
Kolon kanseri erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı önemli ölçüde artıyor. Hastalık henüz polip aşamasındayken yapılan girişimlerle kanser gelişimi tamamen önlenebiliyor.
Prof. Dr. Arzu Tiftikçi, önerilen yaşlarda yapılan düzenli kolonoskopi taramalarının kolon kanserinden korunmada en etkili yöntemlerden biri olduğunu vurgulayarak, özellikle ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerin tarama programlarını geciktirmemesi gerektiğini belirtiyor.
Hiçbir yakınmanız olmasa bile yaşınıza ve risk durumunuza uygun tarama programını doktorunuzla planlamanız, kolon kanserine karşı alınabilecek en önemli önlemler arasında yer alıyor.







