Türkiye’de kalp yetersizliği tanısı, Avrupa’ya kıyasla yaklaşık 8 yıl daha erken konuluyor. Uzmanlara göre yüksek tansiyon, diyabet, obezite ve hareketsiz yaşam gibi risk faktörleri bu tablonun ortaya çıkmasında önemli rol oynuyor.
Dünya genelinde yaşam süresinin uzaması ve tıp alanındaki gelişmeler kronik hastalıkların seyrini değiştirirken, Türkiye dikkat çekici bir tabloyla karşı karşıya. Avrupa ve Amerika’da kalp yetersizliği tanısı ortalama 70 yaş civarında konulurken, Türkiye’de bu yaşın yaklaşık 62 olması uzmanların dikkat çektiği önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, kalp yetersizliğinin çoğu zaman tek başına ortaya çıkan bir hastalık olmadığını, yıllar boyunca kontrol altına alınmayan risk faktörlerinin birikimi sonucu geliştiğini belirterek erken farkındalık ve düzenli sağlık kontrollerinin büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Türkiye’de yaklaşık 2,7 milyon kişi kalp yetersizliğiyle yaşıyor
Türk Kardiyoloji Derneği ve uluslararası bilimsel veriler, Türkiye’de yaklaşık 2,7 milyon kişinin kalp yetersizliğiyle yaşadığını gösteriyor. Hastalığın görülme sıklığı genel toplumda yüzde 2-3 seviyesinde olsa da, 70 yaşın üzerinde bu oran yüzde 10’a kadar yükseliyor. Uzmanlar, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte bu sayının önümüzdeki yıllarda daha da artabileceğine dikkat çekiyor.
Kalp yetersizliği neden gelişiyor?
Kalp yetersizliği; yüksek tansiyon, koroner arter hastalığı, geçirilmiş kalp krizi, kalp kapak hastalıkları, ritim bozuklukları ve diyabet gibi birçok hastalığın zaman içinde kalpte oluşturduğu hasarın ardından gelişebiliyor.
Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, kalp yetersizliğinin yıllar boyunca biriken risk faktörlerinin ortak sonucu olduğunu belirterek, bu nedenle risklerin erken dönemde kontrol altına alınmasının büyük önem taşıdığını ifade ediyor.
Kalbi erken yoran başlıca risk faktörleri
Uzmanlara göre kalp sağlığını olumsuz etkileyen en önemli faktörler şunlar:
- Yüksek tansiyon
- Diyabet
- Obezite
- Fiziksel hareketsizlik
- Sağlıksız beslenme alışkanlıkları
- Sigara kullanımı
- Kronik stres
Özellikle genç yaşlarda obezite, diyabet ve hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşması, kalp sağlığı açısından dikkatle takip edilmesi gereken önemli riskler arasında yer alıyor.
Bu belirtileri ihmal etmeyin
Kalp yetersizliğinin erken belirtileri çoğu zaman yaşlanmaya veya günlük yorgunluğa bağlanabiliyor. Ancak aşağıdaki belirtiler göz ardı edilmemeli:
- Nefes darlığı
- Çabuk yorulma
- Merdiven çıkarken zorlanma
- Ayak ve bacaklarda şişlik (ödem)
- Günlük aktivitelerde belirgin performans kaybı
Bu belirtilerin ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden bir kardiyoloji uzmanına başvurulması öneriliyor.
Kalp sağlığını korumak için neler yapılabilir?
Uzmanlara göre kalp yetersizliği riskini azaltmada yaşam tarzı büyük önem taşıyor. Bunun için;
- Tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerleri düzenli takip edilmeli.
- Sigaradan uzak durulmalı.
- Düzenli fiziksel aktivite yapılmalı.
- Dengeli ve sağlıklı beslenilmeli.
- Sağlıklı kilo korunmalı.
- Düzenli sağlık kontrolleri ihmal edilmemeli.
Erken farkındalık hayat kurtarabilir
Kalp yetersizliği her zaman önlenemese de, risk faktörlerinin erken dönemde kontrol altına alınması hastalığın gelişme riskini önemli ölçüde azaltabiliyor. Uzmanlar, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yalnızca kalp yetersizliği riskini değil, kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok kronik hastalığın görülme olasılığını da azaltabileceğini vurguluyor.





